Ramazan’a Başlarken…

Ramazan

Bizim evde Ramazan ayı ile ilgili iş bölümü yaptık. Oruç ayının manevi iklimini yaşatma ve yaşattırma görevi babanın, bu ayda sağlıklı beslenme ve diğerlerini besleme görevi annenin sorumluluğu. Aklımın köşesinde bu varken Ramazan’a birkaç gün kala gazetelerde beslenme uzmanlarının bu ay ile ilgili önerilerine rastladım.

Benim gibi son birkaç yıldır sahura kalkmadan oruç tutan, iftarda en güzel yemeğin yapılması gerektiği arka planına sahip biri için beyin fırtınasına davetiye çıkardı bu yazılar.  Sahura kalkılacak, çorba içtikten sonra namaz arası verilecek, bulgurlu, tam buğdaylı, mercimek, nohut vb. bakliyatlı yemekler yapılacak. Haftada bir az yağlı et, geri kalanlarda sebze olacak. En kolayı sonuncusuydu, çünkü bizim eve kırmızı et çok az giriyor, hatta bu aralar giren tek et de balık.

Şimdi menüleri buna göre planlama çabaları içindeyim, kileri bakliyatla doldurduk, kepekli pirinçten umutsuzum ama aldım yine de. İlk menü hazır et hakkımız varken mercimek çorbası, sebzeli bulgur pilavı, yeşil salata ve bonfile. İftardan sonra canlanmak için yeşil çay (o kadar canlandırdı ki gece 1’e kadar yapacak bir işler buldum, bu yüzden melissa çayına terfi edeceğim sanırım)

Sahurda ise süt & bir kase dolusu müsli veya tost + elma.

Benim sağlıklı Ramazan planlarım ne kadar başarılı olacak göreceğiz hep beraber.

Herkese bu vesileyle aile huzurunun arttığı, başkalarının neler yiyeceğini de düşündüğümüz, günlerin çabucak ama dolu dolu geçtiği bir ay diliyorum…

Önerilen makaleler

%d blogcu bunu beğendi: