2011’in Üçüncü İftar Daveti ve Küçük Çocuklarla Davetlere Katılmak

Imanbayildi

Fotoğraftaki imambayildi tabağı aslında benim menümden değil, bugün kendisine iftara gittiğimiz ve bizi harika bir sofra + ev sahipliği ile ağırlayan kuzenime ait. Doğrusu bir önceki yazıda gayet kendimden emin "2 çeşit yiyorum" dedikten sonra böyle bir sofrayla karşılaşınca kendimle epey mücadele ettim. Neyseki mücadeleden galip çıkabildim. Hem benim bu haftayı büyük bir hengame içerisinde atlatmış olmamdan, hem de minik minik patlıcanların harika sunumundan ötürü de bu yazının fotoğrafının onlar olmasına karar verdim.

Hengamenin sebebi Mus'ab'ın geçen salı  ağırlayacağımız misafirlerimizin gelişine 24 saat kala azı dişlerini çıkarmaya karar vermesiydi. Allah'tan o gün yaprakları sarıp tencereyle kaldırmıştım ama ertesi gün minimum derecede hazırlanabildim. Tek tesellim misafirimiz olan ablam ve erkek kardeşimin durumu anlayışla karşılamasıydı.

Menüdekiler:

mercimek çorbası / zeytinyağlı yaprak sarma / mevsim salata/ ev yapımı iskender (sosunun müthiş acı olması dışında iyiydi) / ablamın yapıp getirdiği güllaç

Bir de bugün sizlere danışmak istediği konu küçük çocuklarla yarı-resmi (sizden veya bir yakınınızdan başka kimsenin küçük çocuğu olmadığı) davetlere nasıl katıldığınız. Her ne kadar davet sahipleri çok anlayışlı davransalar da ben çocuklar olay çıkaracaklar (ki her seferinde çıkarıyorlar) diye çok stres oluyorum. Hiç olay çıkarmasalar bile benim yemek yememe veya diğer misafirlerin sakin bir biçimde yemek yiyip sohbet etmelerine müsade etmiyorlar. Siz böyle yerlere davet edildiğinizde nasıl davranıyorsunuz? Önümüzdeki haftalarda bizi bekleyen böyle 2-3 iftar olduğu için şimdiden endişeliyim, sizin önerilerinizle bir nebze çözüm bulmayı ümit ediyorum!

Önerilen makaleler

0 0 oylar
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Tüm yorumları gör
Gül
Gül
9 yıl önce

Merhaba, çok yakından olmasa da arada beğenerek okuyorum sizi.Hep aklımdan geçeni farketmiş olmanız hoşuma gitti. Aile ve yakınlarınızla çook çeşitli menülerden oluşan sofranız bana hep sizin duyarlığınızla çelişen israf gibi gelmişti. O masadaki yiyecek yoğunluğu ve çoğunluğu nasıl tüketilir, onca boş sofralar varken sergilenir gibi şeyler düşünürdüm.. böyle şeyler işte.. Kusura bakmayın ne olur.

Memnune
Memnune
9 yıl önce

Bazı yorumlara cok şaşırdım insan cocuğuna nasıl böyle davranabilir diye oldukça düşündüm bakışlar dizginleri ele gecirmekler vesaire neler neler yazık o cocuklara neyse… Bende mutlaka Adem Güneş in kitaplarını özellikle Çocukluk Sırrını tavsiye ediyorum…
Birde bu cocuğa ne oldu hic böyle yapmazdi dedikleri anda nazar duası fatiha ihlas ayet’el kursi nas ve felak tavsiye ediyorum benim çocuklarımda cok ise yarıyor o esnada hem siz hemde cocukların nasıl sakinlestigini göreceksiniz olmadı kendinize sabır dusi okuyun cocuk cocuktur is bizde bitiryor cocuk annenin aynasidir bunu unutmayın cocuğunuza bakın kendinizi görün…

ayfer aslın
ayfer aslın
9 yıl önce

Merhaba, öncelikle sitenize bayıldığımı belirtmek istiyorum. Hazırladığınız her sofra benim için bi sanat eseri. Ellerinize, gönlünüze sağlık. 32 yaşındayım. 4.5 yaşında bi kızım var ve 4 aylık hamileyim. Allah nasip ederse ikinci kez anne olucam. Kitabınızın yakında çıkacak olmasına çok sevindim. Umarım çekilişi kazanacak şanslı kişi olurum. Kitabınıza sahip olursam şayet, kitabınız mutfağımda en değerli şey olucak nasipse. Allaha emanet olun. Sevgiyel kalın.:)

zeynep usta
zeynep usta
9 yıl önce

Merhaba Hatice…
Benim oğlum 5 yaşında… Tüm çocuklar gibi oda topluma girince kendisini şaşıranlardan…
Yemek problemim genellikle hiç olmadı… Bebekliğinden beri aynı masaya oturuyoruz.. Asla peşinde tabakla gezen bir anne olmadım.. Gittiğim yerlerde sıkıntı çekmiyim diye hep masaya alıştırdım.. Ama yinede gitmeden önce güzelce karnını doyurdum..
En sevdiği oyuncakları çantası ile yanına almasına izin verdim. Ama genede sorun çıkmadı değil… Ama sürekli yapma diyip sıkmıyorum onu üzerine gittikçe o daha çok yapıyor çünkü kalabalıkta farkedilip dikkat çekmek istiyor… Göz teması kuruyorum.. Onu dinliyor ve dikkate alıyorum..

ceyhan öğren eciş
ceyhan öğren eciş
9 yıl önce

duygularınız çok samimi ve güzel olduğunun farkındayım. Ama bir kadın olarak hayallerinizin peşini bırakmayıp istikrarlı bir şekilde “portakal ağacı”nın yaşamasını sağlamanıza gıpta ile bakıyorum. hayatta her zaman şükrediyorum ama çoğu zaman hayallerimiz için olmayacağı düşüncesiyle vazgeçtiğimiz çok olmuştur. kalbimizin bir taraflarında gerçekleştiremediğimiz hayallerin kırıntıları kalmıştır.Bu nedenle ;hayalleri için çalışarak didinerek bu kadar güzel, samimi,paylaşımcılığın olduğu bir yemek bloğunu yürütmek benim için değerli…. başarıların daim oldun inşaallah allahın emeğimizin karşılığını her zaman göstermesi dileğiyle….hayatında mutluluklar….

özlem pamir yurtseven
özlem pamir yurtseven
9 yıl önce

Sevgili Hatice
Benim kızım artık büyüdü 10 yaşında ….Ama gerek annelik deneyimlerim gerekse mesleki deneyimim( psikoloji mezunuyum ve ilköğretim okulunda psikolojik danışman olarak çalışıyorum) nedeniyle bende katkıda bulunmak isterim.Ben kızımla çok resmi olan ve çocuk için uygun olmadığını düşündüğüm ortamlar haricinde mümkün olduğunca çok yere gittim. Sizin gibi rahatsız ve tedirgin olduğum anlar oldu ama zamanla hemde çok küçük yaşlardan itibaren her yerde (oteller,uçak,seyahat,yemek davetleri, düğün, mevlüt vb…)müthiş rahat eder olduk
Çocuklar bizim küçük modellerimiz.. görerek,inceleyerek,işiterek öğreniyorlar. Şüphesiz bizleri bu aşamalarda zorlasalarda zamanla sizinle katıldıkları her ortama büyük bir uyumla sağladıklarını göreceksiniz. Ama çocuk olduklarını,çabuk sıkıldıklarını ve küçücük boylarıyla( göz hizalarını düşünün )çevreyi ne kadar karmaşık ve karıştırılası algıladıklarını unutmamak lazım.Bu nedenle orgtanize olup bu ziyaretlerde oyalanacakları oyuncak,resim,imkan varsa izleyebilecekleri dvd vb.ile bu süreyi daha kolay atlatacaksıız :=)Bu konuda çok yaratıcı olduğunuzu zaten biliyorum.
Sevgiyle kalın…..

Unutmadan iftar sofralarınızı sade tutmak konusunda bana yardımcı oldunuz bu nedenle teşekkür etmek isterim. Bizde kalabalık bir aileyiz ve iftarları hatta zaman zaman sahurlarıda beraber yaparız. çok keyif aldığımız bu sofralar haliyle çok zengin oluyordu. Bu defa yazınızı okuyunca bunu ailemle paylaştım, herkes destek oldu,ortak oldu….Ailece bu düzenleme ile ihtiyacı olan darda olan kişilere de yardımcı olmak fırsatı doğdu.İnşallah tüm ibadetlerimiz, dualarımız ve yardımlarımız kabul olur.

merve
merve
9 yıl önce

çocuk sahibi olmak…keşke…1 tane bile olsaydı yeterdi..allah herkesin çocuğunu bağaşlasın..sizi hergün takip ediyor ve çok seviyorum.muhteşem tariflerinizle ben sadece eşime yemek yapabiliyorum.allah verir bi çocoğum olursa ona da yedirmek istiyorum..

gülşen
gülşen
9 yıl önce

kızım 2,5 yaşında ve bende heryere onunla gitmeyi çok seviyorum..yanımızda ilgisini çekeceği oyuncağı olsa dahi evi keşfetmek onun için daha ilgi çekici geliyor her zaman..birlikte keşfediyoruz usulü ile…sevdiğimiz insanlarla birlikte olduğumuz için saolsunlar anlayışla karşılıyorlar..ve bence eşler çok önemli bu hususta..iftarlarda mesela orucumu açıp çabucak çorbamı içiyorum ve kızımın yemeğini alıp besliyorum bu arada..hem kızım yemek yemekle meşgul olduğu için sofradakilerinde yemesine ve konuşmasına müsade ediyor hemde bu sürede sofrada eşimin benden görevi devralması için yemeğini bitirme süresi doluyor..hasılı zor olan bir görev inşallah başarılı ve çocuğumun güzel hatırlayacağı dönemler olsun..

ebru
9 yıl önce

merhaba,
blogunuzun siki bir takipçisiyim, çok hos, tesekkurler.
bir tek çocugum var daha kolay oluyordur muhakkak. bir yerlere giderken 1 yasindan itibaren (su anda 4 yasinda, oglan) buyuklerden once yemegini yedirdim hep. biz yemekteykende, beni gorebilecegi bir yerlere yerlestirip onu uzun uzun oyalayan oyuncaklarini onune koymayi ihmal etmedim. genelde bizi pek rahatsiz etmedi… tabii kuçukken konsantre kalma suresi kisa oluyor, 20-30 dakikada bir kucagima alip biraz ilgilenip tekrardan koyardim kosesine, çok kalabalik degilse çok gurultu yoksa asla hinzirlik yapmazdi, yapmazda…
sevgiler ve ellerinize agziniza saglik.

Binnur
Binnur
9 yıl önce

bir gün siz de çocuklarınız büyümüş, rahatlamış olacaksınız ve evinize gelen küçük çocuklu misafirlerinizi rahatlatmak için nasıl çaba sarfedeceksiniz. Eski günlerinizi hatırladıkça neden çocuklarınıza seslerini çıkartmamaları, başkalarını rahatsız etmemeleri için baskı yaptığınıza pişman olacaksınız. Onlar çocuk, çocukluklarını yapmadan nasıl çocuk olurlar. Gözetiminiz altında tabii ki görmezden gelmeden bırakın içlerinden geldiği gibi davransınlar. Bir daha kimin şansı var ki çocuk olmak için…..

fethiyenur
fethiyenur
9 yıl önce

Merhaba..Aslında haklısınız..Aşağı yukarı yaşıt sayılan çocuklarımız var..Kızınızdan 1 yaş küçük oğlum ve oğlunuzla yaşıt yine bir oğlum..Gerçekten iftara gitmek çok zor onlarla ama davet eden kişiler sonuçta biliyor ve çocuklarla beraber bizi davet ediyor..Onlar çocuk ve daha çok küçük…Davete icabet sünnet..Hele çocuklarla daha bir sevaptır inş..Çünkü biliyorsunuz ezan okunuyor ve herkesin karnı doyarken siz sadece orucunuzu açmış oluyorsunuz..Yemeklerin tadına bile bakamıyorsunuz çocuklara yedirmekten ve onların yaramazlıklarını(Bize göre yaramazlık onlara göre ruhun bedene sığamayıp taşması..)örtmeye çalışmaktan…Bence çok güzel..Bırakın dalı ve çocuklarla geçirdiğiniz bidaha yaşayamayacağımız 2011 ramazanı yaşayalım..Sevgiyle kalın…

ÜMRAN
ÜMRAN
9 yıl önce

Sen çocuk olmadın mı Hatice?……
Annene bi sor bakalım o ne yapıyormuş 3 çocukla…
Bazı şeyleri akışına bırakırsan daha rahat edersin.

Sevgiler

zeynep
zeynep
9 yıl önce

S.A.aslında evet herkez aynı şeyleri düşünüp aynı şeyleri yapıyor.Zaten bir evin içinde çocuğa sunacağımız şeyler tabiki kısıtlı ve aynı..bu yüzden hep bahçeli bie evm olsun istiyorum:)benim gittiğim yerlerde problemim olmuyor çünkü çok kalabalık bir aileyiz ve neredeyse her ailenin 1 yada 2 çocuğu var.Bana gelen misafirlerim de çok rahat ettiklerini söylerler.evim de kırılıp dökülecek hiç süs eşyam yoktur.Açıkçası pekte önem vermem öyle şeye..Ama bazı yabancıyerlerde eğer yaşlı insanlar varsa gitmiyorum.Çünkü kendi babamdam bliyorum çocuklara çok fazla karışır ve neredeyse eli oynarken neden hemde konuşuyor diyecek durumda yani:(kendi annemde rahat edemem bu yüzden.bu yüzden pek gitmem babam varken.babamın kızması sorun deil öyle oldunu sanmayın ama çokta alıngandır eğer o kızdığında bende kızmazsam kızıma annende hiç laf ettirmiyoki der.yani zor işler tabi sabır lazımmmmm……….

ebru
ebru
9 yıl önce

merhaba,
çocuklu davetlerde davetli anne-babanın sorumlulukları bir kenara, benim (henüz çocuksuz bir ev sahibi olarak) böyle durumlarda yapmaya çalıştıklarım şunlar:
– Genel olarak bir kere çocuğu dışlamadan ona, ortamın bir parçası olduğunu hissetirmeye çalışırım. sonuçta ben de bir yere götürülüp orda bir kenara oturtulup kale alınmamayı istemezdim.
– market alışverişinde çocuğa yemek sonrası için eğlenceli bir tatlı ödülü, yada eğlenceli ve oyalayıcı ufak bir oyuncak alırım (haribo mix, play doh hamurları mesela).
– ufaktır çocuktur ne anlar demeden çocuğa da küçük tabak ve çatal bıçaklarla servis açarım. böylece hem anne yemeğini rahat yer, hem çocuk severek ve en önemlisi kendi başına yer.
– çocuğa yemek güzelmiymiş bir daha istermisin diye sorarım, bak bunu senin için yaptım gibi şeyler söyleyerek onunla da sohbet ederim
– ona da görevler veririm, sofraya taşıyabileceği şeyleri taşıtırım
– tabi bütün ipler koparsa son çare eşimin sert bir bakış fırlatıp otur bakalım sen çabuk yerine diye korkutması da faydalı olmuyor değil 🙂

sevgiler
ebru

Şeyma
Şeyma
9 yıl önce

Şu bir gerçek ki çocuğa tahammül etmek her kişinin harcı değil.sabırlı insan çok az..aşırı hareketli çocuğuna da usulen şöyle bir dur çocuğum deyip kenara çekilen anneyi de sabırlı değil,ilgisiz olarak nitelendiriyorum ben..ev sahibi nezaket gösterip davet etmiş,gel de evimi mahvet dememiş.çocuk tabii ki çocuk ama şu bir gerçek ki bazı çocuk hırçın oluyor.sırf ilgi çekmek için ortalığı hallaç pamuğu gibi atıyor.benim çocuğum da böyle bir çocuksa eğer,ya gireceğim ortama dikkat eder samimiyetim derecesinde katılırım,ya da gözüm ona farkettirmeden sürekli üzerinde olur.ev sahibi nezaketinin bedelini kırılıp dökülen eşyalarıyla ödememli öyle değil mi?tüm bunların dışında başka çocukların da olduğu gezme ortamları bizim çocuklarımıza da iyi gelir diye düşünüyorum.ben severdim annemle gezmelere gitmeyi mesela.durduk yerde arkadaş kazanmış olurdum:)

Ozgurce
9 yıl önce

Merhaba,

Geçtiğimiz hafta ben de bu konuyu düşünmüştüm. Benim yaş grubumdaki arkadaşlarımın tamamı küçük çocuklu ve bu aileleri çok sevmeme rağmen çocuklarla o davet pek zevkli olmuyor.

Bunun için bir çözüm önerisi de getirdim kendimce. Şöyle ki; bu misafirlerimi topluca dışarıda ağırlamak. Bu beş yıldızlı hotelin restaurantı da olabilir yaz sıcaklarında bir masa atacağınız açıkhava mekanı da. Çocuklar dört duvar arasında daha bir huzursuz oluyor biraraya gelince ancak farklı bir ortam onları daha sakin tutacaktır.

mazes
9 yıl önce

evde anlaşma yapardık,sofrada gözlerine bakardım,sözümden çıkan olursa ceza olarak bir yere götürmezdim .cuma günleri abur cubur günü yapardık.alışverişe giderken sadece tek bir şey alma hakları vardı,şimdi o günleri özlüyorlar,çocağa patron kim göstermen lazım.benimkiler şimdi -büyük kız eylülde goreve başlıyoru-tarih öretmeni.küçük kız inşallah kpss girer ve geografiya öretmeni olacak .

sert olacak’sın,çocukların iyğiliği için .

FatmaÖzdemir
FatmaÖzdemir
9 yıl önce

isin acikcasi beni davet eden arkadaslarim dostlarim cocugumdan bihaber insanlar degiller, dolayisi ile bunu bile bile davet ederler. cocuklar ne bir kol cantasi kadar sessiz ve gereksiz nede bir pimi cekilmis bomba kadar tehlikeli. eger evinin batmasindan lekelenmesinden korkuyorsa bir insan cocuksuz insanida cagirmasin, hatta kendide evinde yasamasin. Hayat olan heryer yasam alani olan heryer kirlenebilir,bu o evde yasayan insanlarin yasadiklarinin bir belirtisidir. temizlik yapmaktan veya evin kirlenmesinden, dagilip dökülmesinden korkmayalim bence bu kadar. Eger böyle bir korkumuz var ise bu durumda zaten cocuklu ailelerle arkadasligini sürdüremezsin. bir iki arkadasin yazdiklarindan anladigim kadari ile, aileler sabretsinler cocuklari büyüyünce gezmelere devam etsinler diye bir sey cikiyo ortaya, pardon ama bu nasil bir anlayistir? ben bir cocuk dünyaya getirdim diye asosyallesicekmiyim? cok sacma bence. Biz hem kültür hemde dinimiz geregi misafiri ve kalabaligi seven insanlariz. benim 2,5 yasindan bir kizim var, ve her yerede gidiyorum onunla, dügünede mevlüdede, aile toplantilarinada tatilede arkadaslarimada – heryere- banada hem cocuklu hem cocuksuz bir cok arkadasim geliyor. elbetteki cocuksuz günlerimizdeki gibi sessiz ve sakin gecmiyor hicbir gezintimiz, ama benim evladim robot degilki sessiz moduna alayim?!? sevgilerimle

serra
serra
9 yıl önce

Hatice merhaba,

Sessizce bir adım arkandn geliyorum. Benim de senin gibi araları yalnızca 3 yaş olan 2 çiçeğim var. Dedim ya bir adım arkandan geliyorum diye; haziran başı oğlum 4 yaşını kızım 1 yaşını bitirdi. Ben bu tür davetlere eğer mümkünse çocukları anneme postalayarak gidiyorum. Eğer götürüyorsam, mutlaka yemek saatinden önce çocukları doyuruyorum, hatta bazen o işi evde hallediyorum. Ve de yanımda çok sevdikleri/sevebilecekleri ama uzun süredir oynamadıkları oyuncaklar götürüyorum. Bu onları baya bir oyalıyor. Son çarem ise çizgifilm. Hatta gittiğimiz evde disney junior varsa, baya bir rahat ediyorum. Ama zor tabi. Dört dörtlük bir yemek pek mümkün olmuyor:(

muge
muge
9 yıl önce

7 yasinda ve 6 aylik iki kizim var. Buyuk kizim cok sakin ve uyumludur, bebekliginden beri kimsenin evinde ne yaramazligi ne de tahribati vardir. belki de bu yuzden cocuklu olmama ragmen evimize gelen cocuklarin verdigi zararlari pek hos karsilamiyorum. koltugumun renkli kalemlerle boyanmasi, ojenin kizimin kumas sandalyesine ve yere yapisik haliya dokulmesi gibi.

Misafirlige gideceginiz gun oglen uykularini tam olarak almalari cok onemli. kendi kendine beslenemeyecek yastaki cocugunuzu siz yemege oturmadan once doyurmak, cok sevdigi ve iyi odaklandigi tasinabilecek ebattaki oyuncagini yaniniza almak da biraz yardim edebilir.

Daha buyuk cocuklar icin, misafirlige gitmeden once limitlerinizi evde belirleyip konusarak hazirlikli gidebilirsiniz.

umarim butun davetleriniz sorunsuz gecer.

nesrin
nesrin
9 yıl önce

Merhaba,
Çocuksuz oluşuma sevineyim mi üzüleyim mi bilemedim 🙂
Ben ev sahiplerine bu konuda daha çok iş düştüğü kanısındayım. Çocuklar için renkli, mini mini yemekler hazırlamalılar. Sonuçta onlar da misafir değil mi? Büyükler için o kadar şaşalı yemekler yapılıyorsa, minikleri de düşünmek gerekir. Bir de yardımcı olabilir diye düşündüğüm bir aktivite buldum az önce; paylaşmak istedim. Siz yemek yerken çocukları oldukça oyalayacağı kanaatindeyim.
http://chasingcheerios.blogspot.com/2011/08/excavating-toys-from-ice.html

yücel
yücel
9 yıl önce

Hatice Hanım mutlaka sizinde takip ettiğiniz bloglar vardır eğersıkı takipçiyseniz her gün mutlaka bakıyorsunuz ama o gün için birşey yazılmamışsa fena halde canınız sıkılıyor tıpkı arayıpta ulaşamadığınız bir dost gibi biliyorum çocuklarla mutlaka zordur ama tarif şart değil bir merhaba deseniz yeter….

Aynur
Aynur
9 yıl önce

Hatice Hn. merhaba
Yaklaşık 5-6 yıldır sizi takip ediyorum. Tariflerinizi çok beğeniyorum ama hiç yorum yapmamıştım şimdiye kadar. Yapılan yorumları okuduğum zaman benimde bir katkım olur diye umarak yazayım dedim. Oğlum 13 yaşında artık problemimiz yok dersem inanmayın çünkü çocuk kaç yaşında olursa olsun keyfi yoksa sizinde keyfinizi kaçırmaktan hiç çekinmez. Eşimle hiçbir zaman (sigara içilen yetişkinler için olan davetler dışında) çocuğumuzu bırakıp bir yere gitmedik ailemiz 3 kişilikti her yere de öyle gittik. İçtenlikle söyleyebileceğim tek şey hiçbir zaman planladığım gibi olmadı. Sıkılıp aksilik yapacak diye korktuğum yerlerde ağırbaşlı bir şekilde sohbete katılıp bütün masayı avucunun içine aldığı zamanlarda oldu, arkadaşı var oyalanır dediğim ama bütün iftar boyunca 45 dk. ara vermeden çığlık atarak ağladığıda oldu. Tek yaptığımız sabretmek birde aç ve uykusuz olmamasını sağlamaktı o kadar. Çocuklar rol yapmayı bilmiyorlar büyüdükçe öğreniyoruz maskeler takmayı. Bir çocuk mutsuz sa bunu ifade eder biz ufak bir gülümseme ile etrafı kandırırız. Dürüstlüğünden dolayı cezalandırmadım hiçbir zaman. Öğrendiğim şeyde plan yapmamak sadece umut etmek oldu.

Tuba
Tuba
9 yıl önce

Hatice Hanim,

Cocuk sahibi, duyarli anne babalarin ortak sorunu bu galiba. Biz 4 yasindaki kizimizi hep mesgul etmeye calisiyoruz. Mutlaka yanimizda boya kalemi, boyama kitabi ve cok sevdigi birkac oyuncagi goturuyoruz. Hatta cantasini kendisinin hazirlamasini tesvik ediyoruz. Genellikle disarda yenen yemeklerde ve ev gezmelerinde bu yeterli oluyor. Fakat uzun ucak yolculuklari sozkonusu oldugunda mutlaka yeni birkac oyuncak aliyoruz ve en son care olarak da DVD seyrettiriyoruz. Ikinci bebek henuz kucuk oldugundan simdiye kadar kolaydi ama cok yakinda sizin bahsettiginiz turde zorluklarla daha cok karsi karsiya kalacagiz galiba.

müjgan
9 yıl önce

hatice hanım paylaşımlarınızı çok beğeniyorum herşey için teşekkürderiz….

dilek
dilek
9 yıl önce

merhaba hatice benimde iki kizim var ve buyuk kizim 6 yasinda cok hareketli o yuzden bu sekilde gittigim davetlere ona kucuk bisey alarak gidiyorum mesela resimdefteri ve kalem yada kucuk bi oyun orada dalip oynayabilecegi birsey yada onceden kaldirdigim ve ozledigi bi oyuncagi varsa onu cikarip beraber goturuyoruz yada bikac toka bile olabilir bebeginin birini alip onun saclarina takiyo boylece gittigim yerde epey bi zaman bu onu oyaliyo buda benim yontemim ama ise yariyo :))

emine
emine
9 yıl önce

selam hatice hanım,

benimde 7 ve 2,5 yaşlarında iki oğlum var.oldukça hareketliler.iki tane olunca durum 2 kat daha zorlaşıyor tabiki.ben misafirliğe gidince duruma göre hareket etmeyi tercih ediyorum.eğer kalabalık bir ortam olacaksa babaannelerine bırakıyorum.hem katıldığım ortamdan gerilmeden mutlu bir şekilde ayrılmış bulunuyorum.hem çocuklar içinde daha iyi oluyor bence.misafirliğe çocuklarla gidersem ayrıca sevdiği oyuncağını yanına almak iyi fikir.bende bunu hep yapıyorum.ayrıca yemek yedirip götürülmesi taraftarıyım.çünkü benim çocuklarım seçiçiler yemek konusunda hem aç kalmıyolar hemde yedirme telaşı olmuyor.
şimdiden size sorunsuz bir iftar yemeği diliyorum

eylül
eylül
9 yıl önce

Öncelikle hayırlı Ramazanlar,
Davetlere çocuk götürülmemesine, çocuğu bir eşya gibi birilerine bırakmaya karşıyım.Hele de çalışan bir anneyseniz ve gün içinde çocuğunuzdan zaten ayrı kalıyorsanız. Mecburiyet olmadıkça çocuğunuzu anneniz dahi olsa kimseye bırakmamalısınız bence.
Tabii ki gittiğiniz yerde”Saldım çayıra mevlam kayıra!” moduna geçmemek şartıyla 🙂

emel
emel
9 yıl önce

benimde iki kızım var. ilk kızımda çok yoğun çalıştığım için fazla vakit geçirememiştim 2 yaşına kadar. sonra işten ayrıldım. o zamandan beri kızımı bir yere bırakmadım heleki misafirliğe gitmek için asla. 2.kızım oldu onuda bırakmam sözkonusu dahi olamaz. öbüründe acısını çok çektim hemen büyüyüveriyorlar. anlamıyorsun. o yüzden ben gidiyorum iftara çağrılan yerlere çokta rahatım. herhalde ben rahat olduğum için kızlarımda bir problem yaşamıyorum. hele küçük kızım 4 aylıkken bir iş toplantısına katıldım. toplantı bitene kadar uyudu. ben rahattım çünkü ucunda ölüm yokki durmazsa kalkıcaktım bu kadar basit. sizde böyle düşünün. rahat olun. birtek sizin çocuğunuzmu allahaşkına!

HIRSIZ-POLIS
HIRSIZ-POLIS
9 yıl önce

bizim ailemizde de bolca kucuk cocuk var, ve davetlerde evde birakmak diye birsey sozkonusu bile degil cunku ev sahibinden azar isitmek var isin ucunda. Cocuklar bas agritan yaratiklar oalrak degilde, eve nese katan, herkesin sevdigi sevimli sirinler olarak gorulur. Bence normal olani da budur. Yalniz bazi cocuklar varki sinir nedir bilmiyor, gidilen eve zarar verme derecesinde yaramazliklar yapiyorlar, onlar ayri bir kategori bence ve burda sorun cocuklardan ziyade anne-baba. Bu durumda sadece cocuklari degil, o anne babayi da evde birakmak daha dogru olur :-))

Burcu
Burcu
9 yıl önce

Merhabalar Haticecim, Cok hunerli bir asci ve ayni zamanda cok bilincli bir anne oldugunuza eminim. Benim de hem 2-5 ve 8 yaslarinda uc kucuk cocuk annesi hemde cocuk gelisimi egitimi almis bir kisi olarak sizlere -kendimin herzaman uyguladigi-minik birkac tavsiyem olacak; Ilk olarak cocuklari yemekli misafirlige giderken daima karinlarini onceden doyurarak gitmek..Yanimiza onlarin en sevdigi aktivitelerden alip(boyama,yapboz gibi)canlarinin sikilmasina bir nebze engel olmak.. Ve birde ufakliklarin daha once oynamadigi yeni bir oyuncaklada birsure sessiz ve mutlu bir sekilde oynamaya hic itirazlari olmuyor….Muhabbetle

seda
seda
9 yıl önce

Hatice hanim bence bu konuda her iki tarafa da bazi gorevler dusuyor.Oncelikle ev sahibi seviyor ki sizi ve ailenizi evine davet ediyor o zaman kendine gore bir takim planlar yapmali cocuklarin ve dolayisiyla annelerin rahat etmesi adina ha olur ya ters bir durum olur onuda anlayisla karsilamasi gerekir cunku adi ustunde cocuk ve o ev sahibi olbildigince anneyi rahatlatici tavir takinmali.Anneye dusen gorev ise cocuklariyla ilgilenmek her insan gibi annenin de arkadaslariyla hasbihal etmeye ve yemegini rahatca yemeye ihtiyaci var ama anneliginde zor yanlari bunlar iste..arkadaslar cok guzel onerilerden bahsettmis zaten bence bunlar dan bir veye bir kaci yaplabilir ama ozellikle ramazan ayi icerisindeki davetlerde cocuklarimizin da bizimle o anlari yasamasi gerekiyor diye dusunuyorum.Hayirli ramazanlar..

selda
selda
9 yıl önce

özellikle son yorumları okuyunca inanamadım…ben biyolojik çocuğu olmayan ama bir meleğin koruyucu annesi iki meleğin de gönüllü annesiyim…zaten koruyucu ailesi olduğum kızım benimle heryere geliyor..diğer ablaları da hafta sonları bize katılıyor..heryere onlarla gidiyorum…onlar varsa ben varım..bir müddet sonra rahat hissetmediğim ortamlara bir daha ne onlarla ne onlarsız gitmiyorum çünkü çocuğa muhabbeti ve sabrı olmayan insanların bana ne kadar muhabbeti olabilir…kontrollü olmaya tabiki çalışırım ama onlar çocuk…herşeylerine ölçüler nisbetinde eyvallah…yıllarca çocuksuz ve süslü püslü bir evde yaşadım ama gelen arkadaşlarımın çocukları evi altüst etseler beni rahatsız etmezdi…ne olur bir gece de onlar için uyumaz toplarsınız ortalığı..ne bir çocuktan kıymetli olabilir ki??? lütfen çocuklarınızın ve sizin rahat edemeyeceğiniz ortamlardan uzak durun..hiç kimse çocuğunuzdan kıymetli değil…benim çocuklarımdan kıymetli değiller bunu biliyorum…

rabia
rabia
9 yıl önce

selam hatice hanım
bu konudan bahsetmenize çok mutlu oldum.bizim de 5-4-1 yaşlarında üç çocuğumuz var.ve çoğunlukla gittiğimiz yere çocuklarımızla gidiyoruz.böyle davranmamızın temel sebebi de eşim:)ona göre insan evlatlarını gittiği yere götürmeyip ne yapacak.hayat onlarla güzel.zaten bir kaç sene sonra istesekte gelmeyecekler.gittiğimiz yerlerde de bu düşünceesinin arkasında durup çocuklarla ilgilendiği,hatta ordaki davetlilerden ziyade çocuklarla konuştuğu için mesele olmuyor:)ben de baştan sizin gibi sıklıyordum ama zamanla o kadar abartılacak bir şey olmadığını anladım.sonuçta onlar tek başına dışarıya gidemeyeceklerine göre aile olarak bizim onları götürmemiz gerekiyor.son olarak geçenlerde bahsettiğiniz gibi bir davete gittik.bizden başka hiç kimsenin çocuğu yoktu ve gerçekten çok güzel bir akşamdı.sanırım kendilerini böyle zamanlarda daha özel ve büyümüş gibi hissediyorlar.(eşim haklıymış:)

dilek aydemir
dilek aydemir
9 yıl önce

slm hatice hanım.benimde etrafımdaki arkadaşlarımın enaz iki çocukları var.ben evli değilim.bana gelecekleri zaman çocuklarını getirmezlerse çok üzülüyorum.on kişilik samimi bir grubuz.özellikle kışın haftada bir toplanıyoruz.çok kalabalık oluyoruz ama inanın öylesi daha güzel.kırılanda oluyor dökülende ama kimsenin kalbi kırılmasın daha mühim.
bence küçük çocuklar evin bereketini arttırıyor.sevdiklerinizi bundan mahrum etmeyin.

öznur
öznur
9 yıl önce

Merhaba benim üc kizim var 8,5 ve 3. Davetlere mutlaka gidiyoruz, evde biraz atistirmalarina izin veriyorum. Her yemegi yemiyorlar oyuncak , boya yapabilmeleri icin kagit, kuru kalem ve büyük kizim kitap aliyor.Birde evde onlardan rica ediyorum uslu ve kibar davranmalari icin.Eger dagittiklari birseyler varsa mutlaka beraber topluyoruz. Cocuklar var diye davete gitmemek cok yanlis, ne zaman insan icine cikmayi ögrenecekler yoksa…

Selamlar

Zeynep
9 yıl önce

Hatice cim eminim sen bunlarında üstesinden başarıyla geleceksin.Dualarım seninle…

emel
emel
9 yıl önce

haticecim, ben de çok istiyorum dörtbuçuk yaşındak keremimin bu ortamları sorunsuz atlatmasını ancak tabi ki her zaman mümkün olmuyor. bazen yemekten önce keremi doyurup, biz yemek yerken oyalanacak başka bişey veriyorum eline, yemek sırasında en azından hem benim için hem ev sahibi için sorun olmuyor. Ama bence biz ne kadar stres yapıp uyarırsak çocuklar o kadar huzursuz oluyor ve sırf bu yüzden de onları bu sosyal ortamdan tecrit etmek de mantıklı değil. hep anlatırlar ya yabancıarın çocuklarına verdiği yemek ve uyku düzenini, bence bu konuda biraz örnek alabiliriz. yurt dışında iki üç çocuklu, bebekli aileleri restoran ve kafelerde görmek çok sıradan. çocukları ve kendimizi strese sokmadan bu ortamlarda ne kadar çok bulundurursak bence yavaş yavaş alışırlar.

asiye
asiye
9 yıl önce

merhaba…yorumları okudum ama ..nerdeyse hepsi aynı öneriler…bence ev sahibi rahat olacak önce…eğer kalabalık çocuk olacaksa evde onları rahatsız edecek herşeyi topluyorum ortalıktan…ev şık durmasa bile:)…bırakma konusunda ise derdimi kafamda taşımaktansa yanımda taşırım diye düşünüyorum..1 ve 3 yaşında iki çocukla gezmek zor olsada…ev sahibi sizi çağırıyosa bu durumuda hesab etmiştir zaten…

nuran
nuran
9 yıl önce

slm…bence goturulmeli cocuklar..neden bu kdar sorun ediyorsunuz…bir arada pylasiln bir zamani robot gibi sessiz hareketsizmi gecirmek daha uygun..lutfen bu konuda biraz daha sakin olun:)cocugun ne oldugunu hepimiz iyi biliyoruz…bugunlerin tadi tuzu olarak gorun ..sevgiler…

sümeyra
sümeyra
9 yıl önce

Selamun Aleykum,benimde 3 çocuğum var hemde birer buçuk yaş araları.Aslında uslu sakin sessiz çocukluk geçirdiler,buna rağmen biryere gidince büyük kızımı bi ağlama krizi tutuyordu peşinden diğerleride feryat figana başlarlardı.Böylelikle ben gittiğim hiçbir yerden bir tat almadığım gibi ev sahibi de bizi nasıl rahat ettireceğini şaşırıyordu. Yanımızda ne anneanne ne babaanne nede hala dayı teyze amca var ben de çocuklarla gezmeye ara verir,yanımıza anneanne gelince çocukları ona bırakır ziyaret etmem gereken eş dostu ziyaret ederdim. Şimdi büyüdüler:) bizimle gezmiyorlar, ama gerektiği kadar sosyaller ve nerde nasıl davranacaklarını biliyorlar. Ben şahsen şöyle düşünüyorum insanı rahatsız eden çocukların hareketliliği değil,onlar çocuk robot değil ve bizim gibi davranmasını bekleyemeyiz çocuklardan.Asıl sorun annelerin gamsızlığı ve rahatlığı. Çocuğunu yok özgüvenli yok sosyal yetiştirecem diye serbest bırakmaları. Ben sizin Hatice hanım böyle bir anne olmadığınızı düşündüğüm için aslında kimseye rahatsızlık vermezsiniz. Ama çocuklar kalabalık bir ortamda anneden çok ilgi bekliyor birden annenin üstüne düşüyor,kendiniz nasıl rahat edecekseniz öyle davranın bence. Çocuk yetiştirmek yemek tarifine benzemiyor ki,her çocuğun huyu ayrı,her ailenin kuralları farklı. 🙂 herkes birbirine sabır ve saygıyla muamelede bulunursa ne ev sahibi nede misafir rahatsız olur. Çocuğunuz nasıl mutlu olursa öyle davranın çok çabuk büyüyorlar ve bu günler geri gelmiyor. Allah tüm annelerin yar ve yardımcısı olsun …

nefise
nefise
9 yıl önce

merhaba hatice;
ramazanı şerifinizi tebrik ediyor ve 2 kucuk cocukla kolaylıklar diliyorum..
benimde 5 yasında kızım ve 1,5 yasında oglum var.ayse ikbal ve musab gibi cok hareketlıler..bebeklıklerınden beri gorustugumuz arkadaslarıyla bırlıkte oldugumuzda cok rahat edıyorum.kızım arkadaslarıyla oynarken yanıma bıle gelmıyor oglum da genellıkle kucagımdan ınmıyor.ama ben yınede yemek yemege sohbet etmeye devam edıyorum..
cocuklar annelerini cok iyi hissediyorlar.ben gerginsem onlarda oyle oluyor..o yuzden rahat davranıyorum..sureklı gozum ustlerınde ama zararlı bırsey yapmadıkca mudahele etmıyorum.
dinimizde cocuk terbiyesinin önemini ve sevabını dusundukce gayretleniyorum.tabıkı bu hareketlı gunlerı gecerek tatlı birer hatıra olacak..
ben ev sahibi olarak cocukların gelmesinden cok mutlu oluyorum.gittigim davetlerden de mutlu dönüyorum..
selam ve dua ile…

tuba
tuba
9 yıl önce

çocuklar ilgiye bayılırlar , dikkat çekmek içinse ellerinden geleni arkalarına bırakmazlar aman ne derler ne olur kızarlar mı bu bana zarar verir mi diye düşünmezler tek düşündükleri ilgileri üstlerine çekmek … adı üzerinde çocuk olduklarından somut ve soyut düşünceye henüz ulaşamadıkları için lafdan da anlamazlar yaşayarak öğrenirler her şeyi bu yüzden olabildiğince farklı yaşantılar sağlayın , kalabalık ortamlara da girsinler ama enerjileri full olarak değil misafirlikten önce muhakkak ihtiyaçlarını giderin yemek uyku … dışarda rahat uyuyamaz yemek yiyemezse ister istemez hırçınlaşır ve enerjilerini atmalarına fırsat verin , yaptıklarına çok fazla tepki de göstermeyin çocuk onlar misafirlikte onların oyaanabileceği oyuncağı oyunu muhakkak olsun o zaman gözleri sizi görmez

EFsus
9 yıl önce

Ben İstanbul’da çocukken çocuk olmak da çocuklu kadın olmakta tuh kaka idi. Oysa şimdi çocuk olmak da çocuklu kadın olmak da en iyisi. Ben ufakken çocuklar İstanbul’da misafirliğe götürülmez, götürülürse oturma odasına alınmaz, alınsa da onlara tabak hazırlanmazdı. Zavallı annem ve zavalli biz cocuklar. Oysa şimdi insanlar nispet edercesine çocuğum da çocuğum diyor başka bir şey demiyor. Bir de yüzsüz misafirler var: “benimle görüşmek isteyen çocuğumu kabul edecek” diye efelenen. İnsanlar misafirliğe mi gelmişler yoksa sizi dövmeye mi gelmişler belli değil. Halbuki benim annemin de vardı beş çocuğu. Gidilmesi gereken her yere giderdi annemler. Hiçbir ev sahibinin kafasını “çocuğum” diye kırmamışlardır sanırım.

Çocukların yaşıtları varsa kısmen çocuğun misafirliğe götürülebileceğini düşünüyorum, öğretici olması açısından eğer çocuklar büyüklerle birlikte oturup kalkma şansına sahipse, ortam rahatsa. Fakat genel olarak çocuk olunca ne ev sahibi, ne çocuk ne de çocuğun annesi babası bir şey anlar misafirlikten. Örneğin benim gibi çocuksuzlar da varsa toplanılan mecliste çocuk gürültüsünden ve azarlanmasından kafası şişer.

Özellikle iftar saatinin geç olduğu yaz günlerinde çocukların bakıcıya bırakılması herkesin felahı açısından en doğru secim olacaktır. Üç çocuklu bir arkadaşım var; bana çocuklarını misafirliğe getiriyorsa eğer onları getirir. Çocuksuz bir yere gidecekse eğer çocuklarını bana bakmam için bırakır. Yok, eğer benimle sohbet etmek, benimle ilgilenmek için gelmişse ne eş, ne çocukları hiç birini getirmez. Hiç de efelenmez. Kız kardeşim ortaokul lise yıllarında çocuk bakıcılığı yapıyordu. (Hollandalı komşumuzun üç kızının başında duruyor bu arada kendi dersini çalışıyordu. Çocukların annesi de akşam toplantısı/eğlencesi neyse artık ona rahatlıkla gider gelirdi.) Kardeşimin bütün sınıfı aşağı yukarı çocuk bakıcılığı yapardı. Hem böylelikle öğrenciler için iyi bir cep harçlığı da çıkmış oluyor.
En iyi dileklerimle,
Efsus

cingöz
cingöz
9 yıl önce

ev sahibi zaten ölüp bayılıyor.bir de çocuk peşinde mi dolansın?misafir gittikten sonra olur olmadık yerlerdeki çocuğun el izlerini mi temizlesin yoksa kırık döküğü mü toplasın?evinde ufak çocuğu olanlar belki birbirlerini daha hoş karşılayabilir.ama yine de kimsenin kimsenin evini harap etmeye,kafasını şişirmeye hakkı yok.anne,(dünyadaki tek çocuk onun çocuğuymuş gibi )şımarttığı çocuğunu ortaya salıp ,şöyle iki üç defa usulen “dur çocuğum” deyip köşeye çekilirse herkes o misafirden acizlenir.(kardeşi de olsa .)yalan diyen ya çooookk geniş bir insandır ya da kendisi de bu tarz biridir.çocuğu sosyalleştirmenin tek yolu ev gezmesi değildir.gezmelerde tam tersi sonuçlar ortaya çıkıyor zaten.anneler de gezmek isteyebilir ancak çocuk iyi terbiye edilmiş olmalı.ya da anneler biraz sabretmeli.çocuklarını büyütüp öyle gezmeye tozmaya çıkmalı.

meryem
meryem
9 yıl önce

slm…aynı sıkıntıyı bende çekiyorum…çevremdeki herkesin çocukları unıv.çağında…dolayısıyla oğlumun her hareketi ortamdaki herkes tarafından izleniyor…bu beni rahatsız ediyor ama mümkün olduğunca rahat olmaya çalışıyorum…biliyorum ki oğlum(20 aylık)ile aramızdaki ilişki tıpkı BLuetooth gibi…Rahat olmalıyım…onun rahatı için…mümkün olduğunca elinden tutup ortamdaki kişilerle el teması kurdurup…onların onu incelemesi değilde ona sevgi vermelerini sağlıyorum…tabi ki dağıtıyor ama temizliyorum…ortamdan +pozitif etki ile ayrılmasını sağlıyorum…gerekirse yemiyorum onunla ilgileniyorum…onun sosyal yönü için gerekli kalabalık ortamlar…kaçmıyorum çocuğumuda kaçırmıyorum…biz bütünüz…başkasına bırakmak söz konusu dahi olamaz…Ben Anneyim oğlum için…

nergiz
nergiz
9 yıl önce

Hatice Hanım,

Özeniniz, titizliğiniz, çalışkanlığınız gerçekten gıpta edilecek özellikler. Çocuklarınızla ilişkilerinizin de takdir edilesi olduğunu düşünüyorum.
Çocukların davetlere katılmalarından yanayım ancak bu çocuklarınızın uyku alışkanlıkları ile alakalı biraz da. İftar saati geç olduğu için küçük çocukların uyanık kalmaları sorun olabilir. Eğer çocuk herhangi bir yerde uyuyabiliyorsa, orucunuzu açtıktan kısa süre sonra küçüğü uyutmanız iyi olabilir. Eminim gideceğiniz ev sahibi bunu anlayışla karşılar. Çocuklar kardeşleriyle bir aradayken daha çok azıyorlar, en azından benimkiler! Ben kendiminkileri bölüyorum, çünkü organize edebilecek rahatlıkta değilim ve bu da bir günde edinilecek bir alışkanlık değildir. Eğer sizin çocuklarınız geç saatlerde uyanık kalmak ve bulunulan ortama makul düzeyde uyum sağlamak konusunda deneyimlilerse çok güzel. Ama tabii bu biraz da sizin kendinizi rahat hissetmenizle alakalı. Bir de gideceğiniz ortamda kendi yakınlarınızdan büyükleriniz de varsa büyük ihtimal küçükler paylaşılacaktır.
Sanırım bu durumun en doğru cevabı sizdedir ve denemeden de bilemezsiniz. Fakat çocuklara “şöyle olursanız bunu yapıcam” tipi ödül olayına çok fazla prim vermem ben çünkü maalesef geri tepen bir silahtır. Davet öncesi olayı kızınıza abartılı olmadan aktarıp her şeyiyle onunla gurur duyacağınızdan emin olduğunuzu söyleyin. Şanslısınız, ilk çocuk kız!
Benim oğlum “gurur duyulmaya” bayılır mesela.
Size iyi şanslar,
Sonuçları ve yöntemlerinizi paylaşırsanız çok sevinirim. Ne de olsa 7,3,3 yaşlarında 3 çocuklu bir annenin buna ihtiyacı olacak!!!
Hayırlı, bereketli iftarlar.
Sevgi ve muhabbetle…

memolininannesi
9 yıl önce

oğlum 3,5 yaşında ve çok hareketli..
genel olarak arkadas ortamımız cocuklu ve anlayıslı…ama zaman zaman bu tarz sıkıntılara dustugumuz ortamlara da gırmek zorunda kalıyoruz..
o zaman da genellıkle burnumuzdan gelıyor..
ıftarlarda ne yedıgımızı anlıyorum ne ıctıgımızı..
bır yaramazlık veya kaza yaptıgı, ev sahıbıne bır zarar verdıgı ıcın degıl..
ama dıkkatlı olmakta fayda var.
benım fıkrım maledef bu zor süreci kabullenmek ve bazı seylerden herkes kadar zevk almayı ummamak oluyor..
sağlıktan ötesi yok…
evlatlarımızdan da kıymetlısı yok..
hayırlı gunler..
memolininannesi

mine çelik
9 yıl önce

Sevgili Hatice,
Seni tanıyor gibiyim canım, belki de site açıldığından beri bazen çok sık bazen de ara ara seni her zaman takip ettiğim için gerçekten site çok keyifli ve çok öğretici.Bütün aileni, paylaştığın kadarıyla biliyorum ve çok samimi arkadaşmışız gibi hissediyorum.İnşaallah her zaman yolun açık ve mutlu olursun kardeşim. Yeniden tariflere dönmene çok sevindim. Benim de ayşe ikballe yaşıt küçük oğlum var, daha doğrusu 3. oğlum. Çocuklarla davete gitme konusunda biraz tecrübeliyim 🙂 Çocuklar çok küçükken bu tür davetleri en aza indirmek bence en güzeli, mutlaka gitmeliyim ya da, iftara çağırmasam olmaz diye hem kendimizi hem de çocukları perişan edici davetleri birkaç yıl ertelesek bir şey olmaz. Bunu ikiz oğullarımı büyütürken o kadar uygulayamasam da, şimdi küçük oğlumu büyütürken uyguluyorum. Gitmek zorunda isem ve gittiğim evde hiç çocuk yoksa, küçük oğlumu anneme bırakmayı tercih ediyorum. Belki senin imkanın vardır, çocuklar için yardımcın varsa, davete onu da götür. O çocuklarla ilgilenir, sen de rahatça yemeğini yiyebilirsin.Hem yanında olurlar, hem de onlarla ilgilenirken bir yardımcın olur. Çocuklarını büyütmüş, küçük çocuklarla ilgisi çok olmayan ailelere yemeğe giderken iki kere düşün derim :))
Sevgilerimle canım,AEO

sirar
9 yıl önce

Merhabalar,

Sizi okumak kadar yorumları okumak da keyif verdi bu yazıda. Herkesin söyleyecek sözü vardır bu konuda ama çocukların yapıları birbirinden o kadar farklı ki. Eminim siz de söylenenlerin çoğunu denemişsinizdir. Bazen, çaresi kalınabiliyor. Bu durumda çocukları götürmemek gerçekten bir ödül oluyor anne için. Çünkü zaten annelik başlı başına yoğun bir kaygı demek değil mi?

Benim ekstra önerim ancak Ayşe İkbal için olabilir. Musab küçük onu oyalamak daha zor. Ama 3 yaş üstü için önbilgi vermek çok faydalı oluyor. Bir gün önceki uyku masalından başlayarak ertesi günkü programı zihninde iyice oluşturmasını sağlamak ve orada nasıl davranmasını istediğimizi belirten bir senaryo kurgulamak zaman zaman işe yarayabiliyor.

Bir de gidilen mekanı cazip hale getirecek bir şeyler olabilir belki? Mesela evde olmayan ama orada olan bir yapboz! Sahip olmadığı birşeye kısa bir süre sahip olacağı düşüncesi oyalanmasını sağlayabilir.

Benim oğlum ne yaparsam yapayım bir arkadaşı olmadığı sürece çok sıkılıyor. Haklı olarak. Bu yüzden zamanla görüştüğümüz insan profili de değişti ciddi anlamda 🙂

Sevgiler,

REMZİYE

Mail Listesine Üye Olun

Kitap & Kahve Kulübüme Üye Olup Benden Haftalık Mektup Alabilirsiniz.

Adresinizi Kimseye Satmayacağıma Söz Veriyorum!
0
Fikirlerinizi duymayı çok isterim, lütfen yorum yapın.x
()
x
%d blogcu bunu beğendi: