Bu aralar klavyeden çok fotoğraf makinesine gidiyor ellerim… Sanki ne kadar yazsam geçen günleri bu kareler kadar iyi tarif edemezmişim gibi geliyor… Sözcükleri az, fotoğrafları çok yazılar yazsam bir süre sıkılır mısınız ki? İşte geçen birkaç günün fotoğraflı özeti…
Tatilin ilk günü, eşimin dedesi için hazırladığım kahvaltı… Geçen sene anneannesine spontane ziyaretler yapmak en sevdiğim aktivitelerden biriydi. Yazın ansızın anneannesini yitirince bu defa büyük dedeyi ara ara bize davet eder olduk… Menüde peynirli poğaça, fırın poşetinde patates, çikolatalı meyveli kek ve sarıyer böreği vardı… Çay tabakları etsy ganimetlerimden… Çocuklara avm ambargosu koyduk ama yapı marketlere hala izin var… Davet sonrası gidip tornavida seyrine çıktık…
Tatilin ikinci günü bu defa memleketten gelen benim dedem, Nemide halam ve büyük amcalarıyla buluşturduk çocukları… Büyükbabanın babası kavramı çok ilginç geliyor kızıma… Sağ üstteki ise aileme göre beni en iyi tanımlayan kare…
Benim dedemle buluşma sonrası çocuklara kültürel gezi yaptırma hevesiyle götürdüğüm Sultanahmet, seyyar satıcıları sevindirme gezisi olarak sonuçlandı…
Gezi sonrası Sümeyye halasına gittiğimizde kendimizi hafta sonu oyun grubunda bulmuş gibi oluyoruz. Öyle güzel oynuyorki çocuklar utanmasak her hafta sonu gidebiliriz… Tatilin üçüncü günü dedem ve amcam için hazırladığım kahvaltı sofrası… Minik lahmacunlar, poğaçalarımız ve tiramisu sofrada… Bir de büyükbabamın kulaklarını çınlattığım "zeytin çekirdeği kaseleri"… Büyükbabacım kahvaltı sofrasında muhakkak görmek ister bu kaseleri… Büyüklerimizi ağırlamayı çok seviyorum, belki de sevmemin en önemli nedeni çocuklarımın da bu davranışları örnek alması için dua etmek… Bir nevi fiili dua…
Tiramisuya rağmen benim en sevdiğim tatlılar bu kuruyemişler… Benim hamurişlerimi gölgede bırakan eşimin kavurmalı yumurtası (bir daha yaptırmayıp günün yıldızı olmayı planlıyorum) ve tüm tatilin en güzel yanı, evi dilediğince dağıtabilme özgürlüğü…






Bir Cevap Yazın