
Arkadaşlarımla geçen haftalarda buluştuğumuzda gelecek sefer bizde toplanmak üzere anlaştık. Birkaç gün önce de buluşma gününün olarak 4 Eylül olmasında karar kıldık. Ben “en iyisi brunch’a gelin, daha uzun kalırsınız” deyince Aslıhan brunch yerine kuşluk yemeği kelimesini kullanmayı teklif etti. Böylece buluşmamızın adı aramızda kuşluk yemeği olarak kaldı.
Bu sefer önceden program yapıp yapacağım tarifleri 2 güne yaydım. Cumartesi ve pazar günü neler yapmam gerektiğini, kimlerin geleceğini, hangi malzemelere ihtiyacım olacağını ayrı ayrı kağıtlara not ettim. Annemin ve hafta sonu bizde kalan teyzemin kızı Elif’in yardımları sayesinde işler epey kolaylaştı.

menüdekiler:
- kekikli ekmek eşliğinde asma yaprağında tulum
- enginarlı salata
- paçanga böreği
- yumurtalı kahvaltı tartları
- acılı ezme
- bulgurlu toplar
- hindistancevizli pasta (kathy’s coconut cake)
- profiterol (yelena’nın tarifi)
- ev yapımı limonata (yeşil limonlu)
- ev yapımı şeftalili buzlu çay
- sarı ve yeşil limonlu buz küpleri
- yemekten sonra türk kahvesi

Bulgurlu topları bir gün önceden Elif ile hazırlayıp haşladık ve dolaba kaldırdık. Tartların da hamurlarını yine cumartesi gününden pişirdim.

Pastanın en iyi tarafı 3 gün önceden yapılıp, hava geçirmeyen bir kabın içinde buzdolabında bekletilmesiydi. Bu sayede perşembe akşamı yaptığım pastayı dolaba kaldırdım, pazar günü de çıkartıp sadece süslemesini tamamladım.
Aynı akşam annem, neler yaptığımızı soran ablama “coştular, hepsi bir ağzıdan konuşuyorlar” demiş. Gerçekten de hepimiz birşeyler anlatma çabası içine girmiştik. Sanırım arkadaş grubumun en sevdiğim özelliklerinden biri de bu. Yıllar geçse bile heyecanımız, coşkumuz hep aynı kalıyor.

Nurdan için bir cevap yazınCevabı iptal et