İçeriğe geç

sonbahar çorbası & biber salçası

annem dün dışarıda olduğu için yemek yapmakla beni görevlendirdi. ama eve varmak 2 saatimi alınca çok kısa sürede yapabileceğim bir tarif aramaya başladım. hazır yeni kitaplarım gelmişken onlardan birşeyler denemeyi tercih ettim ve mevsimlerle gelen lezzetler kitabından sonbahar çorbası‘nı yaptım. t. inaltong harika bir yemek kitabı hazırlamış. her mevsime göre farklı farklı yemek, tatlı ve salata tarifleri sunmuş. kitabın en sevdiğim özelliği tariflerdeki tüm malzemeler evde olmasa da elinizin altındakilerle fasrklı lezzetler ortaya çıkarabileceğinizi belirtmesi. benim çorbam da zaten evde kerevis vs. olmadığı için tariftekinden farklı oldu, ama çok lezzetliydi. tarifin benim uyguladığım alternatif versiyonu;

2 yarım halka halinde doğranmış soğan, 2 kuşbaşı doğranmış patates, 3 diş sarımsak, 1 tatlı kaşığı biber salçası, 1/4 su bardağı tel şehriye, 2 çorba kaşığı doğranmış maydanoz, 1 havuç, 2 doğranmış kırmızı biber, 1 doğranmış çarliston biber, 2-3 tutam kuru defne yaprağı, 2 çorba kaşığı zeytinyağı, su, tuz, öğütülmüş karabiber

büyük bir tencereye 8-10 su bardağı suyu, zeytinyağını, defne yapraklarını ve az suyla ezilmiş salçayı koyun. su kaynarken, bütün sebzeleri doğrayın ve tencereye koyun. kısık ateşte sebzelerin yumuşamasını bekleyin. sebzelerin pişmesine yakın şehriyeyi, tuzu ve karabiberi koyun. 10 dk. sonra ateşten alıp maydanozlarla süsleyin.

dün kitabı karıştırırken(mutfakta zen kitabı da olabilir) domates salçasının sağlıksız olduğunu en iyisinin evdebiber salçası yapmak olduğunu okudum. akşam dönerken markete uğrayıp 2 kilo kadar kırmızı biber aldım. aslında salçanın tarifi çok daha basit gözüküyor ama benim gibi fırında elinizi yakma riskiniz çok yüksek, o yüzden azami dikkat gerekiyor. 2 kilo kırmızı biberin saplarını ve çekirdeklerini çıkarıp yıkıyorsunuz. büyük bir tencerenin yarısına kadar su doldurup aldığı kadar biberi tencerede kabukları yumuşayıncaya kadar haşlıyorsunuz. yumuşayan biberleri tel süzgeçle çıkarıp ikinci partiyi koyuyor, bu arada da haşlananların kabuklarını soyuyorsunuz. (biberler çok sıcak olduğu için soymak biraz zahmetli olabilir) ikinci parti içinde aynı işlemi uygulayıp, soyulmuş biberleri kapaklı blendırdan salça haline gelene kadar geçiriyorsunuz. salçayı ısıya dayanıklı bir kaba yerleştirip 1-2 tatlı kaşığı tuz atıyor, ve 200C’de fırında tüm suyunu çekene kadar (arasıra karıştırarak) pişiriyorsunuz. (eliniz yanabilir dikkatli olun).soğuyunca bir kavanoza koyup küflenmemesi için üzerini kapatacak kadar zeytinyağı ilave ediyorsunuz. (salçayı buzdolabında saklamanızda yarar var)

Daha fazlasını oku »sonbahar çorbası & biber salçası

tarçınlı kek ve vertika

vertika

dün akşam babamı markete uğramaya ikna edemediğim için evdeki malzemelerle birşeyler yapmaya çalıştım. annemin klasik 7 yumurtalı kek tarifini biraz değiştirip tarçınlı kek pişirdim. bir de marianna yerasimos’un osmanlı mutfağı kitabı’ndaki (sf:105) vertika tarifini yaptım. vertika aslında osmanlılar’ın kanepe’ye verdiği isimmiş. işe geç kalınca resimlerini çekmeyi unutum, artık akşama kalırlarsa yarın siteye yerleştiririm. Allah’tan dünkü kurabiyelerin resmini sabahtan çekmişim, akşam şirkettekilere ikram edince bir tane bile kalmadı.

tarçınlı kek

tarçınlı kek: 7 yumurta,6 fincan şeker,7 fincan un, 2-3 fincan sıvıyağ, 1 paket kabartma tozu, 1 tatlı kaşığı toz tarçın, 1 çay bardağı dövülmüş ceviz. yumurta, şeker, yağ, tarçın ve cevizi iyice karıştırın. üzerine unu ekleyip, bir iki defa daha karıştırdıktan sonra kabartma tozunu ekleyin. yavaşça karıştırın. sıvıyağ ile yağlanmış kek kalıbına dökün, 175C’de pişirin. pişip pişmediğini anlamak için ben bıçak kullandım. bazıları kürdan kullanıyorlarmış…

not: bu tarifte tarçın ve ceviz yerine limon kabuğu rendesi de kullanabilirsiniz.

update: resimleri ekledim.

Daha fazlasını oku »tarçınlı kek ve vertika

Tahinli kurabiye (Videolu Tarif)

lise son veya üniversite birinci sınıftaydım. annem, rahmetli anneannemin hastalığından dolayı sürekli ankara’ya gitmek zorundaydı. işe giden ablama ve babama yemek pişirmekle de beni görevlendirmişti. o zamana kadar anneme arasıra mutfakta yardımcı olmak dışında doğru dürüst yemek pişirmeyen ben sofra dergileri alıyor, bulduğum en ilginç (garip mi demeliyim yoksa) tarifleri yapmakla uğraşıyor, aslında ne kadar güzel yemek yapabileceğimi ispatlamaya çalışıyordum. zavallı ablam ve babam yerelması çorbasını, fırında saatlerce pişmekten lime lime olmuş maydanozlu etleri denemeye hatta aç kalmamak için yemeye mecbur kalıyorlardı. galiba annemin “bizim bilmediğimiz yemekleri pişirme” ısrarları benim de farklı tarifleri deneme merakım o zamanlar başlamıştı. neyseki ben annemin yokluğunda deneye (ve sık sık) yanıla yemek pişirmeyi, daha da önemlisi aileden birinin denemediği tariflere yaklaşmamayı öğrendim. ama arasıra da olsa vanilin paketlerinin arkasında gördüğüm tarifleri yapmaktan kendimi alıkoyamıyorum. dün de gene böyle bir tarifi denedim; tahinli kurabiye. bizim evde pişen hamurişinin lezzet gurmesi erkek kardeşimdir. bu sabah kurabiyelerden birini yedikten sonra ; 4 parmağını dudaklarında birleştirip “mükemmel” dedi. demek ki tarifi rahat rahat günlüğüme yazabilirim…

Malzemeler 

  • 1 su bardağı toz şeker
  • su bardağı tahin
  • 200 gr tereyağı
  • 1 yumurta sarısı
  • 1 şeker vanilin
  • 3,5 su bardağı un
  • 1 çay bardağı dövülmüş ceviz

Hazırlanması

  1. 1 su bardağı toz şeker ve 1 su bardağı tahini iyice karıştırın. üzerine 200 gr. oda sıcaklığında yumuşatılmış tereyağını, 1 yumurtanın sarısı, 1 poşet şekerli vanilin ekleyin.
  2. 3,5-4 su bardağı unu eleyip sert bir hamur yapın. ceviz büyüklüğünde toplar yapıp yassılaştırın, önce yumurta akına sonra dövülmüş cevize(1 çay bardağı) batırın.
  3. 175 derece ısıtılmış fırında 15-25 dk pişirin. (Dilerseniz bu tarife portakal kabuğu rendesi de ekleyebilirsiniz.

Afiyet olsun !

Daha fazlasını oku »Tahinli kurabiye (Videolu Tarif)

Mevsimlerle Gelen Lezzetler

Tijen İnaltong‘u internet sitesi sayesinde (hatta google’da oburcuk keilmesini arattırırken) keşfettim. Çok samimi ve içten bir anlatımı var. O da benim çok sevdiğim; hikayeli yemek tariflerini içeren kitaplar yazıyor. bugün pandora’dan Mevsimlerle Gelen Lezzetler ve Mutfakta Zen kitaplarını aldım. yarın olsa da kitaplarım gelse diye sabırsızlıkla bekliyorum…

Daha fazlasını oku »Mevsimlerle Gelen Lezzetler

kızılcıklı erik reçeli

Hafta sonu babamın halası Nemide Hala bizimle birlikte yazlığa geldi. 65 yaşındaki bu çerkez kadını ile aramda 43 yaş olmasına rağmen çok güzel sohbet ettik. Nemide Halam dün Yalova’da küçük bir köy pazarında dolaşırken bana kızılcıklı erik reçelini nasıl yapıldığını tarif etti; 5-6 kilo eriği yıkayıp ikiye kes, sonra da çekirdeklerini çıkart. Tencerede ağır ağır kendi suyu ile pişirerek yumuşat. Yumuşayan erikleri ince delikli süzgeçten ezerek geçir. sadece kabukları kalsın. Aynısını azıcık kızılcık için de yap. sonra üzerlerine şeker ve su ekle kaynat. Benim gibi şehir çocukları ölçüsü olmayan tariflerde kalakalıyoruz. Ben de ısrarla halama “kaç kilo şeker, ne kadar su koyacağım?” diye sordum ama sadece “sen istediğin mayhoşluğa göre karar ver” cevabını alabildim. neyseki eriğin kilosu için kesin bir rakam söylemişti.

bir de hala reçel yapımıyla ilgili ilginç bir ipucu verdi, vişne veya şeftali reçeli yaptıktan sonra kullanılan meyve oranında tencereye aspirin atılırmış. (1kg meyve=1 aspirin) Aspirin hem şifa olurmuş hem de reçeller bozulmazmış…

16.09.03:: benim yaptığım reçel için tıklayın

Daha fazlasını oku »kızılcıklı erik reçeli

kaygana

Sabah şerbet yapmakla uğraşırken kahvaltı için hiçbir şey yapmadığımı farkettim. M.Yerasimos’un Osmanlı mutfağı kitabından kahvaltıya uygun bir tarif ararken yumurtalı yemekler bölümünden kayganayı buldum. Kaygana aslında bildiğimiz krep. Yalnız Osmanlılar krepin binbir türlüsünü yapmışlar. Hatta hala Karadenizde yapılan hamsili bir çeşidi var. Ben ballı ve cevizli olanını tercih ettim.

Malzemeler: 6 yumurta, 2 kaşık un, 4 kaşık süt (veya su), tuz. kızartmak için; tereyağ (veya sıvıyağ) içine; bal, ceviz, peynir, aklınıza ne gelirse….

Derin bir kaba unu eledim, bir yandan tel ile çırparak yumurtaları ekledim. süt ve tuzu da ilave edip, iyice çırptım. Teflon tavada çok az yağ kızartıp bir kepçe bulamaçı tavaya yaydım. kaygananın her iki tarfını da kızarttım. tüm malzemeye aynı işlemi uyguladıktan sonra oralarına bal ve dövülmüş ceviz yerleştirdim. Bizimkilerde krep pek yenmediği için ilk başta garip karşıladılar ama neyse ki tadını beğenip hepsini bitirdiler….

Daha fazlasını oku »kaygana

şeftali şerbeti

cuma akşamı bir tatlı yapmak için m. yerasimos’un kitabını karıştırırken karşıma şeftali şerbeti çıktı. evdeki bir türlü yenmeyen şeftatileri değerlendirmenin en iyi yolu şerbet yapmaktı. hem selim ileri’nin oburcuk kitaplarındaki şerbet tariflerini okudukça şerbet yapma hevesim de iyice artmıştı. tarif 3 kg. şeftali için ama ben (babamın aman o kadar şeftaliyi ziyan etme uyarıları ile) daha az kullandım. gereken tüm malzeme; 3kg. şeftali, 3 bardak şeker, 4 bardak su, 3 limonun suyu

Şeftalileri akşamdan soyup, küp küp doğruyorsunuz. Doğranmış küpleri geniş bir kaseye doldurup, 1 su bardağı şeker ve 2 limon suyu ekliyorsunuz. Şeftaliler bu gece serin bir yerde dinlenecekler. Kasenin ağzını kapatmayı da unutmayın. Ertesi sabah şekerlenmiş şeftalileri güzelce yoğuruyor, erimeyenler varsa eziyorsunuz.

1 litre suya kalan şekeri katıp, bir iki taşım kaynatıyor ve limonun suyunu ekliyorsunuz. Beş on dakika daha kaynatıp, soğumaya bırakıyosunuz. Şurup soğuyunca içine ezilmiş şeftalileri katıp 2-3 saat dinlendiriyorsunuz. Sonra süzerek şişelere aktarıyorsunuz. Selim İleri kitabında şişelerin mumlandığını anlatmış ama kilitli cam şişe de işe yarıyor. İyice soğuduktan sonra biraz su ile karıştırarak servis yapıyorsunuz…

Daha fazlasını oku »şeftali şerbeti

kabuklu canlılar

martha stewart kids dergisi, çocukların evde iyi vakit geçirmelerini sağlamak için deniz kabuklarından oyuncak hayvanlar yapmayı anlatmış. ama bence bu sevimli yaratıklar mutfak raflarını süslemek için de ideal. gerekenler; deniz kabukları, oyun hamuru, boncuklar, uhu, ve sulu boya. hayal gücünüzü ve elinizdeki malzemelerle küçüklerin eğlenceli vakit geçirmesini sağlayıp, mutfağınız için de minik misafirlere sahip olabilirsiniz. (küçük ipucu; evde kimse yokken yapıp, “yeğenimin hediyesi” de diyebilirsiniz.)

[fotoğraf: martha stewart]

Daha fazlasını oku »kabuklu canlılar

cevizli cimcime

Cevizli_cimcime

Bunu daha denemedim ama ismine bayıldım. Tarif dr oetker’den;

Malzemeler:
1,5 çay bardağı Dr. Oetker Pudra Şekeri
100 g margarin
1 yumurta
1 çay bardağı yoğurt
2,5 su bardağı un
1 poşet Dr. Oetker Hamur Kabartma Tozu
1 su bardağı kuru üzüm
1 su bardağı öğütülmüş ceviz

Hazırlanışı:
Pudra şekeri, margarin ve yumurtayı mikserin hamur karıştırıcı uçları ile iyice çırpın. Yoğurt, un ve hamur kabartma tozunu ekleyip 3-4 dakika daha çırpın. Kuru üzüm ve cevizi ilave edip iyice karıştırın. Hamurdan kaşıkla ceviz büyüklüğünde parçalar alın ve ikinci bir kaşık yardımı ile yağlanmış tepsiye koyun. Hamurun tamamını bu şekilde tepsiye aldıktan sonra pişirin.

Turbo fırın: 175°C (önceden ısıtılmış)

Daha fazlasını oku »cevizli cimcime